Etrafımdakilerin çoğu mutsuz...Hatta zaman zaman buna ben de dahilim.
Mutsuzluk sebebine gelirsek "ıvır zıvır"...
Çevremdeki en büyük mutsuzluklar da karşılıklı ilişkilerden kaynaklı...İlerleyen teknolojiden mi,yoksa insanların gitgide vurdumduymaz olmasından mı?
Hayat dostlukları,arkadaşlıkları,evlilikleri bi anda silebilcek kadar kolay mı diye düşünmeden edemiyorum.Ufak tefek kızmalardan,bi anda köpürmelerden doğan nedensiz kavgalar...Bütün dertler bitiyor ve hayat bunlardan ibaret hale geliyor...
Ben çok mu sabırlıyım,çok mu sakinim ya da bunları hiç mi yapmıyorum?Malesef hayır.
Kimi zaman öfkeden deliye dönüyorum ve durduk yere kendimi tartışmanın tam ortasında buluyorum.
Artık,bunlar için değmez diyebilmem(iz) gerek!!
______________________________________________________
Birbirine tezat oluşturacak 2 yazı olması muhtemel ve bende bu tezatlığın bir parçasıyım doğal olarak:)
Her ne kadar hayatımızdaki ıvır zıvırlar mutsuzluk yaratsa da,günlük hayatta karşımıza çıkan küçük şeyler de bi o kadar mutlu ediyor.
En azından benim için bu böyle!!
Aslında mutluluktan çok heyecan kelimesini kullanmak daha doğru olacak diye düşünüyorum.
Hayatın içinde heyecan yoksa hep bişeyler eksik gibi...
Ben heyecanı aradım,onun peşinden koştum.Onu kaybettiğim,bulamadığım anda ise arkama hiç bakmadan(bakmak istemeden)gittim.Kazandım mı kaybettim mi sorusu şu an benim için cevapsız.Merak etmekse yeterince anlamsız...
O küçük dünyamızda kendimzce kurduğumuz büyük düşler ve bazen herşeyi unutup,onun peşinden gözümüz kapalı koşuşturmamız...ki bunu için bile o heyecanı yakalamak şart!!
Karşımda;herkesin görebileceği karanlık,dipsiz bir kuyu!İlk bakışta görünen benim içinde oydu.Şimdi oluşanlar ise çok farklı...
İçimdeki istemsiz istek ve karşı konulamaz heyecan.
Belki de herşey göründüğü gibidir...
